KAYSERI 16. ÇALIŞMA

Kayseri’deki 16. çalışmamızda Tomarza ilçesindeki Kuşcağız, Kömür ve Emiruşağı yeraltı şehirlerinin ölçümleri tamamlandı. Böylece, dört yıldır süren bu projede şimdiye dek ölçülen ve haritalanan yeraltı yapılarının sayısı 32’ye yükseldi. Daha önce hazırlanan ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından basılan ilk iki ara raporun ardından hazırlanan üçüncü ara raporumuz bir sonraki çalışmamızdan sonra yayımlanacak. Tümü ilk olarak tarafımızdan araştırılan ve çoğu bin yıldan daha eski olan bu yeraltı ve kaya yapılarının büyük bir arkeolojik öneme sahip olduklarının bilinciyle ve gözlemlediğimiz yoğun tahribat dolayısıyla, bu proje sonucunda elde edilecek envanterin, bu yapılarla ilgili gelecek kuşaklara aktarılabilecek yegane kayıt olabileceği kaygısıyla bölgedeki her türlü ihbarı hassasiyetle değerlendiyor ve belgeliyoruz.

Bazı fotolar galeride.

 

HYPOGEA 2017 KONGRESİ

Dünyanın önde gelen yeraltı yapıları uzmanlarını buluşturan HYPOGEA kongrelerinin ikincisi 6-10 Mart tarihleri arasında Ürgüp’de yapıldı. İlki 2015 yılında Roma’da yapılan kongrede; OBRUK Mağara Araştırma Grubu tarafından ikincisinin iki yıl sonra Kapadokya’da olması önerilmiş ve oybirliği ile kabul edilmişti. Organizasyonu tümüyle tarafımızdan yapılan ve Uluslararası Mağaracılık Federasyonu’ndan Paris Üniversitesi’ne, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden ÇEKÜL’e dek onlarca yabancı ve yerli kuruluş tarafından desteklenen HYPOGEA 2017 Kongresi’ne 9 farklı ülkeden birçok bilim insanı katıldı.
Sunumlar sırasında İsrail’den Gürcistan’a, İtalya ve Türkiye’ye dek birçok farklı ülkede gerçekleşen yeni araştırmalar ve keşifler tanıtıldı, yapıların araştırılma metodları ve koruma projeleri tartışıldı. Uzun akşam yemeklerinde ve kokteyllerde ise ortak projeler görüşüldü.
Kongre sırasında; sunulan bildirilerin yanısıra, bölgedeki birçok yeraltı yapısına geziler düzenlendi. İkisi planlı, diğer ikisi ise OBRUK’un tüm katılımcılara sürprizi olan bu dört gezi sırasında Uçhisar Su Tüneli, Erdemli Vadisi, Filiktepe ve Gökçetoprak yeraltı şehirleri gibi turistik olmayan yapıların gezilmesi ise tüm katılımcılar tarafından yoğun beğeni gördü.
HYPOGEA 2017 Kongresi sırasında bir sonraki kongre; HYPOGEA 2019 için Bulgaristan ve Ermenistan aday oldu. Karar, ilerleyen günlerde UIS ve HYPOGEA tarafından verilecek. Kongre ile ilgili bazı fotoğraflar HYPOGEA 2017 web sayfasında ve Facebook da.

KAYSERİ 14. VE 15. ÇALIŞMALAR

Kayseri’deki 14. Çalışmamız ne yazık ki kötü hava şartlarına ve ciddi kar yağışına denk geldi. Ali Ethem Keskin’in fotoğraflamayı planladığı birçok yeraltı şehrine ulaşabilmemiz mümkün olamadı. Buna karşılık Talasıra ve Kuruköprü yeraltı yapılarının hem ölçüm, hem de fotoğraflama çalışmalarının bitirilebilmemiz sevindiriciydi.
Bu çalışmanın ardından, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Mustafa Çelik tarafından 15 Şubat 2017 günü “Kayseri Yeraltı Yapıları Envanteri Projesi” nin sunumuna davet edildik. Kayseri’nin birçok belediye başkanın, kamu görevlilerinin ve Ticaret Odası Başkanı’ndan Mimarlar Odası Başkanı’na dek kalabalık bir davetli topluluğunun katıldığı bir saatlik bu sunum sırasında OBRUK tarafından daha önce gerçekleştirilen yapay mağara çalışmaları ve Kayseri’de üç yıldır sürdürmekte olduğumuz çalışmalar anlatıldı.
Hazır buraya kadar gelmişken zamanımızı boş geçirmeyelim diye düşünüp, takip eden günlerde programımızda olan Kuşcağız Kaya Yerleşimleri’nin ölçümüne başladık. Ertesi gün araştırma programımızda olan dört farklı köyde ön araştırma yapıldı ve, ardından Talas Belediye Başkanı’nın daveti üzerine kendisiyle bir toplantı yaptık. Bu toplantı sonucunda tarafımıza bilgisi verilen iki farklı  yeraltı şehri de araştırılıp ölçüldü. 

TİLKİLER MAĞARASI

ATLAS Dergisi’ne yazacağımız bir makale için geçen hafta Antalya / Manavgat, Tilkiler Mağarası’nda idik. Tilkiler Mağarası; 6.818 m uzunluğuyla Türkiye’nin şu ana dek keşfedilen en uzun ikinci ve dünyanın en uzun altıncı konglomera mağarası. Haber verdiğimiz mağaracıların başkalarına, onların da başkalarına haber vermesi ile kampta toplam 21 kişi olduk. AKÜMAK, MAD ve İTÜMAK ile birlikte bir mağaraya girmek keyifli idi.  İki adet botumuz olmasına karşın botların mağara ağzında beklemesi, göllerin ise yüzülerek geçilmesi ise gezinin diğer bir komikliğiydi. Mağaranın en önemli özelliklerinden birisi olan ve 1977 yılında, mağaranın ilk araştırması sırasında mağaranın derinliklerindeki yegane kumsal düzlükte kamp yapan ekip tarafından oluşturulan “Kum Kaleler” in aradan geçen kırk yıl boyunca sapasağlam kalması bizleri sevindirdi. Öte yandan, geçen birkaç yıl içinde bunlara eklenen birkaç yeni “Kum Kale” ise, bir Roma kitabesine kazınan güncel yazılar kadar çirkin duruyor ve sırıtıyor.
Sencer Çoltu tarafından çekilen birkaç foto galeride.

Syndicate content