Mağaraların turizme açılması hakkında ne düşünüyoruz?

Mağaracı olmayan insanların da bu güzellikleri görebilmesi ve, daha önemlisi, bu doğa şaheserlerinin tüm insanlığa mal edilebilmesi ve korunabilmesi için mağaraların turizme açılmasına taraftarız. Ancak;

  • “Turizme açılma” işlemi gerekli tüm şartlar ve kontroller gerçekleştirilerek yapılmalıdır. Bu cümle, mağaranın varolan güzelliklerinin asgari zarar görmesi, arkeolojik buluntuların tahrip edilmemesi, turizme açılması sonucunda zarar görecek herhangi bir durum veya mağarada yaşayan canlılar varsa kesinlikle turizme açılmaması anlamını da içinde barındırmaktadır ve Dupnisa Mağarası örneğinde yaşadığımız facia tekrarlanmamalıdır.
     
  • Öte yandan, yurdumuzda “Turizme açılmış” bir yığın mağaranın, bırakın satılan biletlerden para kazanmayı, elektrik ve inşaat masrafları da göz önüne alınırsa ciddi şekilde zarar ettikleri ve Özel İdare’ye bağlı olarak çalışan mağaraların bu zararlarını devlete, dolayısıyla vergi mükelleflerine yükledikleri bilinmelidir.
     
  • Hal böyle olanda, oy peşindeki politikacıların ve kamu görevlilerinin “Çok mağaramız var, turizme açalım” tarzı yaklaşımlarının, yörede yaşayan vatandaşlara hiçbir yarar sağlamadığı gibi, varolan doğal güzelliklerimizi tahrip ettiği artık idrak edilmelidir.
     
  • “Turizme açılmış” mağara sayımızın Avrupa’nın birçok ülkesinden daha fazla olduğu bilinmeli ve bu konudaki arsız yaklaşımımız tekrar düşünülmelidir.