Karpit lambası mı, LED mi?

Bu dönem için zor bir soru. LED lambalar inanılmaz gelişme katediyor. Aydınlatma seviyeleri öyle bir noktaya geldi ki artık neredeyse temel problemlerden biri, kask lambalarının birbirimizin gözünü alarak görme zaafına yol açacak olması. Abartma demeyin, deneysel olarak özel imalat lamba kullananlarla gerçekten yaşıyoruz bu sorunu. İnanmıyorsanız  şu ürüne bir bakın. Şu anda kullandığımız lambaların aydınlatma gücü 67 lumen iken bu ürününki 1450 lumen! Teknolojinin nereye gitmekte olduğuna dair bir fikir verebilir.

Üstelik bu yeni teknoloji LED lambalar eski halojen ampullere göre çok daha az güç harcadıkları için tek bir batarya/pil takımı ile çok uzun süreli aydınlatma sağlayabiliyorlar.

Üstelik karpit lambaların oranla çok daha az zararlı. Bir kere is derdi yok, kayalarda / duvarlarda leke bırakma derdi yok. Mağarada karpit değiştirdiğinizde yanmış karpiti özenle muhafaza etme, dışarıya taşıma derdi yok.

Peki o zaman mağaracının vazgeçilmezi gibi görünen karpit lambaları, tarihin tozlu raflarında yer alacak bir antikaya mı dönüşüyor artık? Herkes bu fikirde değil. Karpit lambası kullanımının hala avantajları var.

Kimisi sarı, nostaljik ışığını seviyor. Özellikle mağara fotoğrafı çekiyorsanız karpit lambası ışığının yarattığı ambiyansı başka türlü sağlamak zor. Kimisi ise  ısınmasını seviyor. Acil bir durumda bu ısının avantajı gerçekten de büyük.

Kimisi geniş açılı aydınlatmasını seviyor. Ne kadar güçlü olursa olsun, tüm elektrik lambaları neticede baktığınız yönde dar bir alanı aydınlatmak durumunda. Oysa karpit lambası hacmin tamamını aydınlatıyor. Bir yeraltı salonu, üç elektrikli lamba yerine üç karpit lambası ile aydınlandığında bambaşka bir görüntü olabiliyor.

Kimisi ise güvenilirliğini seviyor. İlk anda karpit lambası gibi bir aygıtın "Daha Güvenilir" olarak tanımlanması garip gelebilir ama ne problem çıkarırsa çıkarsın, mağara koşullarında çözebileceğiniz bir cihaz karpit lambası.