16. ULUSLARARASI SPELEOLOJİ KONGRESİ

Bu yıl 16.sı Çek Cumhuriyeti’nin Brno şehrinde düzenlenen Uluslararası Mağaracılık Kongresi aslında sadece bir kongre değil. Tüm dünya mağaracılarının dört yılda bir yeniden bir araya gelmek, tanışmak ve yapılan çalışmalarla veya gelişmelerle ilgili bilgi alışverişinde bulunmak için buluştukları bir festival.
 
Büyük olasılıkla Brno Kongre Merkezi yapıldığı günden bu yana bu denli acaip bir insan grubunu bir arada görmemiştir. 64 farklı ülkeden 1200 civarında mağaracının katıldığı ve 9 gün süren kongre sırasında yapılan yüzlerce sunumun yanı sıra birbirinden farklı onlarca stantta kitap ve malzeme satıldı. Tam şu anda satın aldığımız bunca kitap ve malzemeyi nasıl taşıyacağımızı kara kara düşünüyoruz. Kongre binasının önünde, açık havada kurulan Speleo Village Bar’ında ise ortak proje görüşmeleri, bolca sohbet, dedikodu ve gece geç saatlere dek süren eğlenceler vardı. Erken ayrılanlar dolayısıyla sadece 600 kişinin bulunduğu kapanış yemeği ise tek kelimeyle muhteşemdi.
 
Türkiye’den 6 mağaracının katıldığı kongrede Türkiye ile ilgili toplam 10 sözel ve poster sunumunun sekizi OBRUK’a aitti. Keş sunumuna oranla daha ufak bir salonda yapılmasına karşın Gaziantep sunumu çok ilgi çekti. Birçok farklı ülkeden aldığımız ortak çalışma önerisi ve davet dışında oldukça ilginç ve garip “exchange” teklifleri de mevcut. 
 
Bazı fotoğraflar webde.
 

DÖNDÜK

Kahramanmaraş ili Tekir ilçesi civarında ve özellikle doğusundaki yaylalarda çalıştığımız 4 yıldan sonra nihayet batı cepheye de el atma zamanı gelmişti. Bu kapsamda 5-15 Temmuz arasında 17 kişilik bir ekiple ilk kampımızı Kayaaltı mevkiinde kurduk. Bu ekipte İran'dan altı, Lübnan'dan bir misafir mağaracı da bizimle birlikteydi.

Hemen yukarımızdaki Söğütova Yaylası'nı katederek gelen büyük bir su yolu, bu kocaman yaylanın sonunda battığı noktadan ~50 m aşağıda kampımızın yakınında tekrar yüzeye çıkıyor, yanımızdan geçerek hemen tekrar batıyordu. Ana çalışma hedeflerimizden biri de bu subatan olacaktı. Ne var ki daha ilk günde bu subatanın sifonla sonlandığı, devam etme imkânı olmadığı ortaya çıktı.

Bu durum moralimizi hiç mi hiç bozmadı. Muhteşem bir coğrafyadaydık ve daha önce hiç çalışılmamış bu karstik bölgede taramamız gereken kilometrekarelerce arazi vardı. Günlük arazi yürüyüşlere başladığımızda her gün yeni mağaralar tespit ediyor, bunların bir kısmını gelecek için GPS koordinatı alarak tespit ediyor, kamptan kolay ulaşılanları ise araştırıyor ve haritalandırıyorduk. İlk altı gün sonunda çok derin ya da büyük bir mağara bulamadıysak da epey yorulmuş ve bir çok mağaranın çalışmasını tamamlamıştık.

Çalışmanın son günlerinde kamp yerini daha düşük bir irtifaya, Döngel Köyü'ne aldık. Burada çok zamandır aklımızda olan iki önemli işi gerçekleştirme fırsatı bulduk. Mağara tanımına girip girmeyeceği tartışılır olsa bile kesinlikle muhteşem bir karstik yapı olan Yukarı Döngel Mağarası'nın ilk defa ayrıntılı ölçümlemesini gerçekleştirdik. Bu çalışma ancak iki günde tamamlanabildi.

Aynı zamanda iki dağcı, bu oluşumda uzaktan görünen ama daha önce ulaşamadığımız bir giriş ağzına, çoğu düz duvarda 45 metrelik bir kaya tırmanışı ile ulaştılar. Bu zorlu tırmanış da ancak iki günde yapılabildi.

Bunca iş arasında Andırın tarafında Seğ Yaylasına ulaşıp oradaki subatanın da sifonla sonlandığını tespit ederek girilebilir kısmın haritalandırılmasını gerçekleştirdik.

Bu çalışmayla iligili bazı fotoğrafları webde görebilirsiniz.

16. ULUSLARARASI SPELEOLOJİ KONGRESİ

16. Uluslararası Speleoloji Kongresi 21 Temmuz 2013 günü Çek  Cumhuriyeti'nin Brno şehrinde başlıyor. 9 gün sürecek kongreye bu güne dek binden fazla mağaracı kayıt yaptırdı.

“Artificial Cavities of Gaziantep” ve “Kes Mountain Sinkhole” isimli 2 sözel sunum ve 6 posterle katıldığımız kongrenin programı yayımlandı.

SÖĞÜTOVA DÜDENİ ARAŞTIRMASI BAŞLIYOR

Kahramanmaraş kuzeyinde 2009 yılında başlayan mağara araştırmalarımız bölgenin tümüne yayılarak dört yıldır sürmekte. Geçen süre içinde bu bölgeye 7 araştırma gezisi düzenlendi. Bu çalışmalarımızın sonucunda, başta – 728 m derinliğindeki Keş Dağı Düdeni olmak üzere toplam 33 mağara keşfedilip araştırıldı ve haritalandı.

Artık, Tekir Beldesi’nin doğusunda yer alan çalışma bölgemizi bırakıp batıya, Andırın – Değirmendere bölgesine dönüyoruz. Yüzlerce kilometrekarelik bu karstik arazide birkaç yıl önce Söğütova Yaylası’nda bulduğumuz ve yanda fotoğrafını gördüğünüz bu düdenin dışında hem yığınla mağara ihbarı var, hem de haritalarda birçok potansiyel alan gözükmekte.

Söğütova Düdeni ve civar bölgelerin bu ilk araştırması 5 Temmuz 2013 günü, İran'lı ve Lübnan'lı mağaracı dostlarımızla birlikte,18 kişilik bir ekiple başlayacak ve 10 gün sürecek.

Syndicate content