İTALYA MAĞARACILIK FEDERASYONU KÜTÜPHANESİ

Dört günlük bir kaynakça araştırması için İtalya’nın Bologna şehrine, İtalya Mağaracılık Federasyonu’nun (SSI) kütüphanesine gittik. Bologna Üniversitesi Kütüphanesi içinde yer alan ve “F. Anelli Kütüphanesi” olarak da bilinen bu mağaracılık kütüphanesi binlerce kitap, belge ve raporu barındırıyor. Bunların arasında Claude Chabert’in arşivinin yanısıra, dünyada yayımlanan bütün mağaracılık dergilerinin tüm sayıları da mevcut. Bu çalışmada Türkiye mağaracılığıyla ilgili elimizde olmayan tüm belgelerin kopyasını aldık.  “Kopyasını aldık” sözü 2200 sayfa fotokopi demek! Bu araştırmamız sırasında Türkiye ile ilgili bir yığın makale, rapor ve mağara haritasını ilk defa gördük ve doğal olarak, bu yorucu çalışmadan geriye kalan zamanda çok lezzetli yemeklerin yanı sıra güzel şarapların da tadına baktık.

Bu çalışmamız sırasında bizlere çok yardımcı olan ve bu paha biçilmez kütüphanenin anahtarını teslim edecek derecede iyi niyet gösteren İtalya Mağaracılık Federasyonu’ndan Michele Sivelli’ye minnet borçuluyuz.

Gezi ve çalışmamızla ilgili bazı ilginç fotoğrafları webde görebilirsiniz.

KOCAİN VE GİRMELER MAĞARALARI

Antalya kuzeyinde, Ahırtaş Köyü’nün kuzey batısında yer alan Kocain’in mümkün olduğunca detaylı bir haritasını çizmek için 2001 yılında Claude Chabert ile birlikte başlayan çalışmalar sonuçlandı!

36 dönümlük tek bir salondan ibaret olan bu olağanüstü mağaranın ilk haritası 1919 yılında G. Moretti  tarafından çizilmişti. 1977’de SCP tarafından çizilen ikinci harita için kısıtlı bir sürede alınan ölçümlerdeki detay eksikliğinden rahatsız olan Claude Chabert mağaranın üçüncü bir haritasını çizmek için 2001 yılında Türkiye’ye gelmişti. O çalışmada sadece yarısı ölçülebilen ve ölçülen kısmı Chabert tarafından çizilen Kocain’in kalan kısmı da tarafımızdan 2 çalışma sonucu  –deyim yerindeyse- taş taş ölçüldü. Bu harita ve Kocain araştırmalarıyla ilgili bir makale OBRUK 7’de yayımlanacak.

Bu ölçüm çalışmasının ardından, Fethiye – Girmeler Köyü yakınında bulunan Girmeler Mağaraları’nda çalışmaya başladık. 3 farklı mağaradan oluşan bu sistemin en batıda yer alan ve ufak girişli olanı girişten hemen sonra genişleyen galerileri ve travers yapısıyla bizim için bir sürpriz oldu. Öte yandan, ortada yer alan ve 25 m yüksekliğinde, devasa bir girişe sahip olan mağara ise girişten hemen sonra daralmakta ve aşağıya doğru inerek devam etmekteydi. Bol miktarda yarasanın yaşadığı dip salondaki sıcak ve boğuk havanın sebebini ancak dışarıya çıkınca anladık. Bu salon, sağda bulunan diğer bir mağaraya bağlanmaktaydı ve bağlandığı bu üçüncü mağara kükürtlü bir kaplıcaydı!

Webde birkaç resim mevcut ve Girmeler Mağaraları'nın haritası yayımlandı.

AYVAİNİ MAĞARASI

Bu haftasonu iki günlük Ayvaini etkinliğimiz, her zamanki gibi keyifli geçtiyse de iki ana hedefimize de ulaşamadık. Öncelikle yukarı platoda kışın tespit ettiğimiz subatandan mağaraya farklı bir giriş olasılığını değerlendirmek istiyorduk.  Şubat ayında epey yüksek debili bir derenin battığı bu noktayı tamamen kurumuş olarak bulduk. Ancak derenin getirdiği bolca çalı, çırpı ve toprak nedeniyle ağzı tamamen kapalı idi. Tam batış ağzında ortada duran büyük kayayı devirmek çok işe yarayacaktı ama kurduğumuz 3 makaralı sisteme rağmen tabanı toprağa gömülü bu iri kayayı yerinden oynatmak mümkün olmadı. Bir miktar toprak birikinti temizlediğimizde suyun gittiği ağzı açabildik ama insan geçecek kadar genişletmek mümkün olmadı.

İkinci hedefimiz mağara içinde daha önce keşfettiğimiz ve bir kısmını haritalandığımız bir yan kolun sonuna kadar ilerlemek ve kalan kısımını ölçümlemek idi. Ne var ki yaklaşık 40 cm tavan yüksekliği ile devam eden bu galeride, ... ehmm nasıl ifade etsek...,  biraz "zorlandık". İlerledikçe kendimizi normalden fazla sıklıkla nefes nefese durumda buluyor olmak, sık sık nefesimiz gelsin diye durmak zorunda kalmak bunalttı. Üzerimizde kalın giysilerle yüksek enerji harcıyor olmanın yanında, yaşımızın, hamlığımızın ve dar alanların getirdiği psikolojik bir etkiydi muhtemelen tabii. Ama temkinli davranmak düşüncesiyle bir sonraki defa portatif gaz sensörü ile gelmek üzere dönmek kararı aldık. Yine de daha önceki girişimizden daha ileriye gitmiş olduk ve bu galeri aynı karakterde devam ediyor. Sağa ayrılan bir yan kol ise muhtemelen ana galeriye bağlanacaktır.

Etkinliğin devamında ise mağaranın üzerinde denk düşen arazide bir kaç yürüyüş daha yaptık ve beklenmedik şekilde yeni bir subatan daha tespit ettik. Bunun ağzı daha ümit verici ve basit bir çalı, çırpı temizliği ile giriş imkânı sağlayacak gibi görünüyor. Sonbahar ayları için programa alıyoruz.

Tüm bunlar yanında Ayvaini Mağarası girişinde ESMAD (Eskişehir Mağara Araştırma Derneği) ekibi ile karşılaşmak ve mağaraya girmek için ilk iniş başında sıra beklemek, hoş bir tecrübeydi.

Bir  kaç resim galeride.

HALFETİ - GAZİANTEP ÇALIŞMASI

Beş gün süren dört kişilik Halfeti – Savaşan – Gaziantep çalışmamız tamamlandı. Ali Ethem ve Doruk’un Halfeti ile Savaşan’daki su altı yapılarındaki fotoğraf çalışmaları dışında, Gaziantep’te yaptıkları üç farklı kuyu dalışı da çok ilginçti. Özellikle bir ekmek fırının kuyusundan yapılan SRT inişi ile Ahmet Çelebi Kasteli’nin livasına ulaşılması ve kuyunun devamında su altındaki diğer kanalların tespiti belki de çalışmanın en çarpıcı olayı idi.

Diğer yandan, her üç yerleşimde toplam 12 farklı kaya yerleşimi araştırıldı ve ölçüldü. Bunlar arasında Halfeti - Değirmendere’de bulduğumuz; bir kısmı doğal, bir kısmı yapay ve 200 m’den uzun olan mağara/su kanalı çok etkileyici idi. Halfeti – Savaşan Köyü’nde bulunan ve ölçümlerine bir önceki gezide başlanan 17 kaya yerleşiminin tümünün ölçümü tamamlandı. Gaziantep’te ölçtüğümüz 2 yeni mağaradan birisi ise 900 metrekare büyüklüğündeydi.

Sonuçta, ufacık bir ekiple yapılan şahane bir çalışma oldu. Birkaç fotoğrafı webde görebilirsiniz.

Syndicate content