İçeriğe geç
Speleo Club du Liban tarafından beş yılda bir düzenlenen Ortadoğu Speleoloji Sempoyumu’nun üçüncüsüne (MESS 3) katıldık.
- Bu yıl, aynı zamanda Speleo Club du Liban’ın kuruluşunun 60. yılı ve derneğin kurucu üyelerinin bazıları bu sempozyuma da katıldılar. Yani, 60 yıllık mağaracılarla tanışıp sohbet etmenin keyfini sürdük.
- Kulüp, geçen bu 60 yıl boyunca Lübnan’da 400’den fazla mağara keşfetmiş ve araştırmış. Bunların içinde Jeita gibi, toplam uzunluğu 10.050 m olan, güzelliğiyle dünya çapında öneme sahip bir mağaranın yanısıra, tümü 4 km’den uzun beş mağara daha var. Yurtdışında ise; Suriye, İran, Lübnan, Suudi Arabistan ve birçok farklı ülkede çalışmaktalar. Öte yandan kulüp, 1964’te kurulan UIS’in dört kurucu üyesinden birisi ve iki Genel Sekreter çıkartmış (Albert Anavy ve Fadi Nader).
- Sempozyum, ilk gece Speleo Club du Liban’ın kendi mekanında düzenlenen çok keyifli bir tanışma partisiyle başladı. İçkiler içildi, tanışıldı, sohbet edildi, yemek yendi ve 60. Yıl pastası kesildi. Bu parti sırasında Speleo Club du Liban’ın yeni oluşturduğu, kurucu üyesi Sami Karkabi’nin ismini taşıyan kütüphanesine götürdüğümüz hediyelerimizi verdik.
- İsmi “Ortadoğu” olmasına karşın bu sempozyuma Hırvatistan’dan, Fransa’dan, Slovenya’dan, İsviçre’den, Japonya’dan, Belçika’dan, Almanya’dan ve Polonya’dan da katılım vardı.
- İki gün içinde toplam 25 sunum yapıldı, bu sayı 1. ve 2. MESS’lere oranla daha düşük. Biz üç sunum ve üç posterle yer aldık. Bu; tüm üç sempozyum içinde şimdiye dek Türkiye’nin gerçekleştirdiği en kalabalık katılım idi.
- Yine iki gün süresince toplam 12 dia ve film gösterisi yapıldı.
- Sempozyum süresince üç yeni kitap tanıtıldı ve yazarları tarafından imzalandı. Kitapların üçü de sponsor desteğiyle basılmış, kocaman ve çok şık eserlerdi.
- Sempozyumun en etkileyici olgularından birisi İran mağaracılığıydı. Topu topu 5 yıl önce UIS tarafından desteklenen bir kampanya ile temelleri atılan İran mağaracılığının geçen süre zarfında araştırmadan kurtarmaya dek her konuda ulaştığı seviye inanılmazdı.
- Gözlediğimiz en önemli olgu; Türk mağaracılığı olarak uluslararası her türlü mağaracılık organizasyonunda olduğu gibi Ortadoğu Speleoloji Sempozyumu’nun da biraz içinde, biraz da dışında kalmış olduğumuzdu. Evet, daha önce de bu sempozyumda sunumlar yapmışız ama bu tür toplantıların en önemli amacı çıkıp bir sunumu okuyup dönmek olmamalı. Bu tür toplantılar aslında tanışma ve işbirliği için önemli buluşma noktaları. Bizler kendi küçük dünyamızda mağaracılık yaptığımızı zannederken, gerçekten küçücük bir ülkeleri olan Lübnanlılar; Çek Cumhuriyeti ile işbirliği içinde yarasa envanteri, Belçika ve ABD ile birlikte dikitlerden paleoiklim araştırmaları ve Almanlarla birlikte boya deneyleri yapmaktalar.
-
- Ortadoğu Speleoloji Sempoyumu ile ilgili fotoğraflar webe yüklendi.