Köşe yazısı

Böyle Milli Park Olur Mu?

· Ali Yamaç

  • Sorumlusu, bekçisi, görevlisi yok. Olan yegane sorumluya ise, bu Milli Park’ta baraj istemediği için işten el çektiriliyor veya çektirilmeye çalışılıyor.
  • Ne giriş - çıkışı, ne de sınırları belli değil. Arazide hiçbir işaret yok. Sadece bakanlık “Burası Milli Park” demiş, o kadar.
  • Bütçe? Yok. Yetki? Yok. Sorumluluk? Yığınla.
  • Milli Park’ın etrafındaki 90.000 dönümlük araziye “Tampon Bölge” demişler ama bu “Tampon” un içinde 80’den fazla köy ve mahalle var, yığınla insan yaşıyor.
  • Hadi diyelim ki burası “Tampon Bölge”. İçinde yer alan bu yerleşimlerde yer alan eski ve otantik ahşap evler yıkılıyor, devamlı yeni inşaatlar yapılıyor. Yapılanlar ise çoğunlukla briket ve sarı badanalı. Kimse “Hop! Ne yapıyorsun yahu sen?” demiyor. Zaten diyecek ve sesini duyuracak kimse de yok. Deseler sanki dinleyen mi var?
  • Sadece Milli Park değil, tampon bölge de Türkiye’nin en etkileyici ormanlarından birisine ev sahipliği yapmakta ve bu tampon bölgede ciddi kaçak kesim yapılıyor. Tek arabası ve 3 elemanı olan “Milli Park Görevlisi”nin ise yapabilecek hiçbir şeyi yok.
  • Milli Park içinde isteyen herkes avlanabiliyor, jandarma yakalarsa ne ala. Jandarma ise, haklı olarak, kaçak avcılardan önce kaçak kazı yapan definecilerle uğraşmakta. Çünkü bölge defineci dolu. Herkes kısa yoldan zengin olma derdinde.
  • Milli Park’ın içinde bulunan tüm doğal güzellikler, bitkiler ve hayvanlarla ilgili iki satır bilgi bile yok. Ne orayı “Milli Park” ilan eden Bakanlık, ne de yerel yönetimler hiçbir yayın yapmıyorlar.
  • Ne yayını yahu, terbiyesizlik etmeyelim, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü kadrosunda zaten kaç kişi var ki? Sakın isminin böyle olduğuna bakmayın, bu genel müdürlük dört ayrı bölüme sahip, içlerinden sadece birisi Milli Parklar’dan sorumlu. Diğer bölümler “Av ve Yaban Hayatı”, “Doğa Koruma”, “Mesire Yerleri”. Yani Türkiye’de bulunan tüm milli parklar, Çevre ve Orman Bakanlığı’na bağlı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü kadrosunda yer alan dört müdürlükten birisinin yetkisinde. Eh, böylesi bir yapılanmada bundan daha iyi bir durum “Şam’da kayısı” sayılır, değil mi?
  • Tüm bu olumsuzluklar yetmiyormuş gibi, akan 3-4 nehri birarada gören DSİ’de bu Milli Park’ın içine baraj yapmaya, daha doğrusu baraj yapılabilecek yerleri birilerine “ihale etmeye” çalışıyor. Bu barajlara karşı çıkanlar ise sürülüyor, tepki görüyor.

Geçen yıllar boyu herşeyimizi sattık; liman, köprü, tersane, maden. Satılmadık hemen hiçbir şeyimiz kalmadı. Oldu olacak, Çevre ve Orman Bakanlığı eli ile “Çevre ve Orman” ları da birilerine peşkeş çekelim, değil mi? İçinde “Milli Park” varmış, kim ne anlayacak “Milli Park”tan yahu? Derdimiz bugünü kurtarmak, yarını ise başkaları düşünsün.