Mağaracılıkta en büyük risk nedir ?
Sevgili Arkadaşlar,
Ben mağaracılığı Oral Ülkümen'den öğrendim. En büyük tehlikenin sel olduğunu söylediğini hatırlıyorum. 1985 yılında Topmeydanı'nda hafif yağmur başladığında, Oral'ın beni gaza getirmesi ile Topmeydani Kuylucuna girip uçar hızla 7 dakika içerisinde (o zamanlar daha gençtim :)) içerideki ekibe ulaştığımı hatırlıyorum. Mehmet Altun bana "aa geldin mi ? Bak mağara fosil geleriye açıldı. Burada birşey olmaz, geldiğin için sağol" demişti ve hep beraber dışarıya çıkmıştık.
Acaba o yıllarda bu konuya çok mu önem verirdik ? Gerçi o zamanlar, döşemeleri sudan uzağa yapma gibi bir kültürümüz de yoktu. Zaten olsa da, bunu gerçekleştirmek için kulüpte yeterli dübel ve ip yoktu ki.
1990'lı yıllardan sonraki yıllarda düzenlenen gezi ve araştırılan mağara sayısı ve derinlikler de arttı.
Bu yıllardan sonra yaşanmış en ciddi "kaza" ve "kazaya ramak kalma"ların su basması sonucunda meydana geldiği görülüyor.
Bu konuya biraz daha dikkat etmek, havada bulut varsa temkinli olmak, yağmur varsa da mağaraya girmemek gerekiyor sanırım.
Sevgiler,
Metin.