Köşe yazısı

Yeni Gaz Depolarımız

· Ali Yamaç

Geçenlerde Sabah Gazetesi’nde bir haber vardı:

"YERALTI MAĞARALARINDA DOĞALGAZ DEPOLANACAK

Gaz sızdırmayan uygun mağaralar arayan kuruluş, bulduklarını için Enerji Bakanlığı'na rapor verecek. Alınan raporlar doğrultusunda Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki mağaralara gaz depolanacak. Yurtdışından gelen doğalgazda kesinti olması halinde bu depolar devreye girecek.

"Orada çalışmalar devam ediyor. Esas bizim üzerinde durduğumuz başka bir çalışma daha var." diyen Güler, önceden gazı alınmış 8 kuyuda depo çalışmaları için etüt çalışması yaptıklarını ifade etti. Trakya'daki bu depoların gaz tutup tutmayacağının araştırıldığını aktaran Güler yeni bir projeyi daha açıkladı: "Ayrıca MTA'nın yeraltı mağaraları çalışması var. Sızdırmazlığı olup olmamasını etüt ediyoruz. Depo olmaya müsait olup olmalarına bakıyoruz. Doğalgaz deposu olması için ekipler çalışmalar yapıyor.

Sabah, 17.01.2009 "

“MTA'nın yeraltı mağaraları çalışması var” mış. Ne çalışması? “Yeraltı mağaraları” Oldu, sanki yerüstünde mağara varmış gibi.  Peki bu “Yeraltı mağaraları” çalışması yapan kuruluş ne yapacakmış? Mağaralara gaz depolayacakmış. Patronu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olan bir kuruluştan da zaten böylesi bir faaliyet beklenir, değil mi? Tabi, bu arada kimse “Zaten karbonik asitli suyun sızması ile oluşan bu mağaralarda doğal gaz depolanamaz sayın bakanım. İzolasyon yapmak zorundayız. O zaman da yeryüzünde yapılacak tanklarla aynı kapıya çıkar” diyemiyor, değil mi?

Kurulduğu yıldan bu yana MTA’nın Karst ve Mağara Araştırmaları Birimi’ne karşı çıktım. İsmi, Maden Tetkik ve Araştırma olan, hem kendisinin, hem de bağlı olduğu bakanlığın temel amacının toprak altından menfaat temin etmek olduğu bir kuruluşun mağaracılığa bakışını hep sorguladım. Onlar da beni hiç mahçup etmediler; her raporlarında mağaralar için “mantar çiftiliği olur, sığınak olur, turizme açılabilir” gibi bilgiler sundular değerli büyüklerine. Ne de olsa aldıkları maaşa karşılık, buldukları mağaralara somut bir kullanım sunma zorunlulukları vardı. Garipler, ABD’ndeki USGS gibi bilimsel çalışma yapmıyorlar ki, dertleri yeraltından para kazanmak.

Kuruldukları yıl bizi Çimiyayla’da ziyarete gelmişlerdi. Amirleri Nuri Güldalı’nın yanında Gerhardt Scmidt vardı. Meşhur Alman mağaracımız. Verdiğimiz vergilerle onu besliyorlardı. Bizi Dünekdibi’ne inerken gördüler, SRT’yi de zaten ilk defa orada görüyorlardı. Nuri Güldalı bu işi o kadar sevdi ki, emekli olduktan sonra hem kendine Dim Mağarası’nı ayarlayıp turizme açtı, hem de diğer mağaraları turizme açmak için bir şirket kurdu. Oylat Mağarası gibi birçok yerde Nuri Güldalı’nın bu şirketi mağaraların turizme açılması faaliyetini yerel yönetimlerden ihale ile alarak yürütmektedir.

MTA Karst ve Mağara Araştırmaları Birimi’nin web sayfasında şöyle bir not var:

“MTA Karst ve  Mağara Araştırmaları Birimi, geçen 20 yıl içinde yürütmüş olduğu detay mağara incelemeleri ile ülkemizin yeraltında saklı duran doğal zenginliklerini gün yüzüne çıkarmıştır. Günümüze kadar tüm yerli ve yabancı mağaracı gruplarının inceleyerek belgelendirdiği mağara sayısı 800'dür. Bunun 490’ının araştırması MTA Mağara Araştırmaları Birimi tarafından yapılmıştır. Ayrıca diğer ülkelerde yıllar önce tamamlanan veya bitirilme aşamasına gelen Mağara Kadastrosu çalışmaları yurdumuzda MTA tarafından yapılmaktadır. Bu çalışma ile her mağaraya bir kimlik ve numara verilmektedir. Mağara kadastrosunun oluşturulmasında ekibimizin araştırmalarının yanısıra ülkemizde incelemelerde bulunan yerli ve yabancı mağaracılar, belirlenen yöntem dahilinde araştırdıkları mağaraların raporlarını MTA’ya bildirerek katkı koymaktadırlar. Böylece ülkemizin incelenerek belgelendirilen mağaraları tek bir merkezde toplandığı gibi, kulüp ve dernekler, ekibimiz tarafindan yönlendirilerek  otokontrol sistemi sağlanmıştır. Ayrıca mağaraların sağlayacağı yararlar konusunda, kamuoyunun aydınlatılmasına yönelik tanıtım faaliyetlerini de yürütmektedir.”

http://www.mta.gov.tr/magara/tasari.html

Bu yazının hiçbir tarafını düzeltmeyeceğim, çünkü tümü yanlış ve yıllardır orada duruyor. www.tayproject.org sayfasında yayında olan ve 6-7 kişilik bir ekip tarafından hazırlanan Türkiye Mağara Envanteri’nde bugün için 2465 mağara var, 800 filan değil. Tümü de belgelenmiş ve bir yayında ismi geçen mağaralar bunlar. Envanter ise birkaç ayda bir güncelleniyor. Basılı klasörleri de MTA Kütüphanesi’nde mevcut. Öte yandan;  bu yazıda geçen “…katkı koymaktadırlar”, “…kulüp ve dernekler, ekibimiz tarafindan yönlendirilerek  otokontrol sistemi sağlanmıştır” gibi laflar ne demektir?  Bunlar ne biçim bir ifadelerdir? İddiaya ve havaya bakar mısınız. Yuh, daha neler?

Siz, iyisi mi, mağaralara gaz depolayın, turizme açın, mantar çiftliği yapın. Olmadı, emekli olan memurlarınıza birer mağara ayarlayın. Nasıl olsa amacınız mağaralardan bir yarar sağlamak. Mağaracılığı ve envanteri ise biz yaparız, dert değil.